Künye
Ülke Resmi Adı Endonezya Cumhuriyeti
Bayrak  
Başkent Jakarta
Nüfus 240.27 Milyon
Yüzölçümü 1.904.569 Km2
Para Birimi Rupiah (IDR)
Milli Gelir 969.2 Milyar Euro
Enflasyon %5
İşsizlik Oranı %7.7
Yaşam Süresi Kadın 73.3 - Erkek 68.2
Telefon Kodu +62
Endonezya, Güneydoğu Asya'da yer alan dünya'nın en kalabalık Müslüman (245 Milyon)(2005 yılı sayımı) ülkesidir. Hollanda'nın geçmiş sömürgelerinden biridir. 17 Ağustos 1945 yılında bağımsızlığını kazanmıştır. 17.508 adadan oluşan ülke dünyanın en büyük takımada devletidir. Aynı zamanda D-8, ASEAN ve İKÖ üyesidir.Komşuları, Papua Yeni Gine, Doğu Timor ve Malezya'dır. Başkent Java adasındaki Jakarta şehridir.
Endonezya ismini, şu anki dünyada tanılan ismi altında, Hindistan´ın latince ismi; Indus ve Yunanca da ada kelimesinin; nesos, birleşiminden almıştır. Şu anki Endonezya topraklarının tamamı yaklaşık 450 yıl Hollanda´nın bir sömürgesi olmuştur ve bu devirde Hollanda´da ve diğer Avrupa ülkelerinde bu Yunan - Latin tabiri ile adlandırılmıştır. Ayrıca Endonezya yanardağların patladığı, tsunami ve depremlerin bolca yaşandığı bir ülkedir. Endonezya halkının çoğunluğu Müslümandır. Dünyanın Müslüman devletleri açısından en kalabalık nüfusuna sahiptir. Nüfusun %97'si Müslüman, geri kalanı Hindu ve Hristiyan'dır. Ülkeye içki ve domuz eti sokmak yasaktır.
Tarih
Endonezya’nın tarihi hakkında bilinen en eski bilgiler, 4-5 bin yıl kadar önce, Malaysia’dan halkın gelip yerleştikleri hakkındadır. Eski çağlardan beri ülkenin üzerinde bulunduğu adaların deniz ticaretinde ehemmiyeti çok büyük olmuştur. Bu sebepten, halk genellikle denizci veya tüccardı. Tarih çağlarında ülke, Çin, Hindistan, İran ve Bizans İmparatorluğunun deniz ticaret yolu idi. Halen bu özelliğini muhafaza etmektedir.

Eski çağlarda ticaret gemileri buraya uğrar, baharat, reçine ve değerli kereste alırlardı. Ticaretteki bu ehemmiyeti sebepiyle, dünyanın çeşitli yerlerinden Endonezya’ya gelip yerleşen insanlar ülkede yeni fikir ve geleneklerin yerleşmesine sebep olmuşlardı. Miladın ilk yıllarına kadar halk aşiretler halinde yaşıyorlardı. Bu zamanda artan Hint tesiri neticesinde halk arasında Allahü tealanın emrettiği hakiki yol olmayan, putperestlik, Budizm ve Hindu dinleri yayıldı.

Bu devirlerde ülkede aşiret idareleri krallık haline geldi. Öyle ki her ada ayrı bir krallıktı. Yedinci ve on üçüncü asırlara kadar bölgenin en güçlü krallıkları, Sumatra ve Java krallıkları idi. Güçlü olmalarının bir neticesi olarak da bölge ticaretine hakimdiler. On ikinci ve on beşinci asırlarda Hindistan ve Malaysia’dan ticaret için buraya gelen Müslüman tacirler hak din olan İslamiyetin yayılmasına vesile olmuşlardı. Halk İslamiyeti hiçbir zorlama olmaksızın kabul edip benimsemişti. Bundan dolayı daİslamiyet, Endonezya’da süratle yayıldı.

Avrupa’nın sömürgecilik zihniyeti, Endonezya’yı 1511 senesinde yakaladı. Bu sene Portekiz Malakka’yı işgal etti. Bundan sonra İspanya, Hollanda ve İngilizler ülkeyi istila ettiler. Bu devletler Endonezya’yı sömürmenin yanısıra Hindistan’ı da sömürgelerine katmak için üs olarak kullanmakta idiler. On altıncı asrın sonlarında Hollandalılar, Doğu Hindistan, Java ve Moluk’da kurdukları şirketlerle bölge ticaretini ele geçirdiler. Bunun yanısıra Cakarta’ya üs kurmalarıyla Hollanda’nın bölgedeki nüfusu arttı.

Diğer sömürgeci devletlerin anlaşmaları neticesinde 18. asrın sonlarında Hollandaülkeyi tam manasıyla tek başına ve insafsızca kendi menfaatine kullanmaya başladı. 1900’lü senelerin başlarından itibaren gün geçtikçe antiemperyalist fikirlerin kuvvetlenmesi sonucu Hollanda sömürgeciliğine karşı, milliyetçilik ve bağımsızlık mücadelesi fiilen başladı. Bu mücadelenin önde gelen liderlerinden Ahmed Sukarno 1927’de kurulan Milliyetçi Partinin başkanı oldu. Endonezya halkının başlattıkları ve her geçen gün kuvvet kazanan bağımsızlık mücadelesi karşısında Hollanda endişeye düştü.

Halk tamamen Hollandalı sömürgecilerin menfaatleri doğrultusunda yönetilmekteydi. Milliyetçilik ve bağımsızlık hareketlerini yatıştırmak ve sömürgeciliğini devam ettirmek için Hollanda siyasi bir oyun olarak yerli halka idarede kısmen iştirak hakkı tanıdı. Bu oyuna kanmayıp tam bir bağımsızlık isteyen halkın mücadelesi çok kanlı bir şekilde bastırılmaya çalışıldı.

Mücadelenin liderlerinden Ahmed Sukarno ve arkadaşları yakalanarak sürgüne gönderildi. İkinci Dünya Savaşında Japonya, Endonezya’yı işgal etti. Siyasi olarak Japonlar ülke halkının Hollandalılara karşı yaptıkları bağımsızlık mücadelesini desteklediler. Japonlar, milliyetçilerin hükümet kurmalarına müsaade etti.

17 Ağustos 1945’te Japonların teslim olmalarıyla Endonezya’da Ahmed Sukarno başkanlığında bir hükümet kurularak bağımsızlıklarını ilan ettiler. Hollanda, Endonezya’nın bağımsızlığını tanımadı. Endonezya ve Hollanda arasında bu sebepten başlayan mücadele, Endonezya’nın zaferiyle neticelendi. Hollanda, “Endonezya, Birleşik Devletleri”ni resmen tanımak zorunda kaldı.

1950 senesinde devletin adı “Endonezya Cumhuriyeti” olarak değiştirildi. Ülkenin kurulu olduğu adalardan Yeni Gine Hollandalıların elinde kaldı. Endonezya ancak 1962 senesinde adanın batı kısmını Hollandalılardan kurtardı. Çin ve Rusya bütün antikomünist ülkelerde yaptıkları gibi, genç Endonezya Cumhuriyetini de yıkıcı ve bölücü faaliyetlerle kendi sömürgeleri, peykleri haline getirmeye çalıştılar. Ülke idaresini ellerine geçirmek için hükümet darbesi girişiminde bulundular.

1965 senesinde vuku bulan bu ayaklanma kanlı bir iç savaşa sebep oldu. 1.000.000 civarında insanın öldüğü iç savaşta komünistler, milliyetçiler ve ordu tarafından bertaraf edildi. Devletin kuruluşundan itibaren meydana gelen hadiselerde oldukça yıpranan Ahmed Sukarno iktidarı, 1967’de General Suharto tarafından yapılan hükümet darbesi ile son buldu. Darbe sonunda başa geçen General Suharto daha sonra yapılan seçimleri de kazandı. 1982’de Sebker seçimleri kazandı. 1983’te Suharto dördüncü defa 10 Mart 1988’de beşinci defa başkan seçildi.

General Suharto
27 Ocak 2008 tarihinde 86 yaşında hayatını kaybeden Suharto, ülke siyasi yaşamına, 30 Eylül 1965 tarihinde altı generalin suikasta kurban gitmesiyle yaşanan kaos ortamında yaptığı darbe ile girdi. Suharto, Batılılaşma projesinin Güneydoğu Asya’daki modeli Endonezya’da, modern ulus devlet projesini yerleştirmek için devlet mekanizmasını -halka rağmen- sonuna kadar kullandı. Bu hedefe ulaşmak için ülke insanlarını aktif katılımcı ve aktör bireyler kılmak yerine, “ben bilirim”ci, faşizan ve diktatoryal bir korku ağı ile “Endonezyalı kullar” yarattı. Baskıcı rejimin en şiddetli savunucusu ve uygulayıcısı olarak devleti tek başına yönetti.

Suharto, gücünü iki kurumdan alıyordu. Birincisi kendi kurduğu devlet partisi Golkar Partisi. İkincisi, ise içinden çıktığı ordu. Golkar’ın manipülasyonuyla gerçekleşen demokratik seçimlerle ulusal ve uluslararası arenada meşruiyetini sağladı. Ordu ise, bir zamanlar ordu mensubu olan Suharto’yu desteklemekten geri kalmadı. Suharto, Golkar’la siyasi arenada meşruiyetini sağlarken, orduya biçtiği yeni rol ile asker desteğini 32 yıl boyunca arkasına almayı başardı. Aslında karşılıklı çıkar ilişkilerinin bir ürünü olan bu siyasi oyun, ülkede genel anlamda sivil toplumun önünü açmaya yönelik her türlü talebi reddeden, eleştiriye kapalı “modern Cavalı bir kral” edasıyla hareket eden Suharto’nun yarattığı rejimi meşrulaştırdı.

Suharto 1965’deki askeri darbe ile selefi Sukarno ve onun oluşturduğu “eski düzen” dönemine son verdi. Generalleri katledenlerin Komünist Parti mensupları olduğu şaiasının yayılmasıyla ülkede askerler öncülüğünde komünistlere karşı olan hemen her kesimin katılımıyla bir şiddet ortamı başlatıldı. Suharto, “komünist karşıtlığı” etrafında bir araya gelen çeşitli siyasi ve sivil kurumlar nezdinde bir anda ülkede birlik ve beraberliğin sembolü oldu ve böylece meşruiyetini pekiştirdi. Komünistlere karşı ülkenin dört bir yanında destek bulan Suharto, 1968 yılında resmen devlet başkanı oldu. Ancak kıyımlar bununla bitmedi. Zamanla diğer muhalifler de Suharto’nun dahice planlanmış diktatörlük hesabında yerini aldı. Suharto ve kurduğu “yeni düzen”e muhalif hangi etnik ve dini yapı varsa, şu veya bu şekilde komünistlerin akibetine maruz kaldı.

Suharto, içinden çıktığı orduyu sürekli kontrolü altında tutmayı başardı. “Yeni düzen” adıyla anılan tek adam yönetimini benimseyen Suharto, ekonomik kalkınmayı da, bir anlamda şansı yaver giderek, ülkenin çeşitli yerlerinde keşfedilen doğal kaynakların Batılı şirketlerce işletilmesi sonucu sağlamış oldu. Altyapı çalışmalarına -özellikle de Cava Adası’nda- hız verilirken, hedeflenen ekonomik ve sosyal kalkınmanın sadece askerler eliyle yapılması kararlaştırıldı. Böylece “yeni düzen” içerisinde Suharto’dan sonra önemli rol oynayan ordu, “dual fungsi” yani ikili işlevi ile savunma ve güvenlik gibi bir ordudan beklenecek öncü görevinin yanı sıra, bu dönemde daha çok ülkedeki ekonomik varlıkların işletmesini üstlendi.

Ekonomi
Bağımsızlığını ancak 1945’te kazanmış olan Endonezya, 1950’li ve 1960’larda yaşadığı büyük iktisadi sorunların ardından iktisadi hedeflerini 5 yıllık kalkınma planları ile belirlemektedir. Kararlı iktisadi idare ülkenin istikrarlı bir büyüme oranı tutturmasını sağlamıştır. Bu büyüme oranı 1970-96 döneminde yıllık %6’nın üzerinde gerçekleşmiştir ve 1960’larda fakir ülkeler sınıfında yer alan Endonezya 1996 yılında gerçekleştirdiği 1150 $’lık kişi başına gelirle orta gelirli ülkeler sınıfına girmiştir. Zengin doğal kaynakları, 211,1 milyon nüfusu ve geride bıraktığımız son 25 yılda gösterdiği büyüme performansı ile Uzak Doğu’nun kaplanları arasında sayılan Endonezya, 1997 yılı ortalarında başgösteren Asya Krizi ile mali çevrelerin dikkatlerini üzerinde toplamıştır.
Temmuz 1997 başlarında Tayland’da ortaya çıkan ve daha sonra Malezya’ya yayılan mali kriz Endonezya’da da etkisini gostermiş ve hem ekonomik hem de politik krize neden olmuştur. Yaşanan kriz karşısında Endonezya ilk olarak yurt içi faiz oranlarını yükseltmiş, maliye politikasını sıkılaştırmış ve rupideki dalgalanmalara müdahalede bulunmamıştır. 1997 Ekim’inde Endonezya hükümeti IMF ile makroekonomik dengeyi ve devleti zarara uğratan ekonomik politikaları kaldırmayı amaçlayan bir ekonomik reform programının uygulanması konusunda anlaşmaya varmıştır.
Yaşanan ekonomik ve finansal krizin etkileri oldukça şiddetli olmuştur. Kriz sonrasında 1997-2001 yılları arasındaki yıllık ortalama büyüme %-0,17 olmuştur. 1998 yılında reel GSMH % 13,2 oranında daralmıştır. 1999, 2000 ve 2001 yıllarında ise reel GSMH’de sırasıyla %0,8, %4,9 ve %3,3 oranında büyüme gerçekleşmiştir. 1998 yılında %58,4 olarak gerçekleşen enflasyon oranı 2000 yılında ortalama olarak %3,7’ye kadar gerilemesine rağmen 2001 yılında ortalama enflasyon %11,5 olarak gerçekleşmiştir. Kriz sonrası kişi başına milli gelirde büyük düşüş olmuş ve 1996 yılında 1150 dolar iken 2001 yılında 688 dolar olmuştur.
2002 yılının Ekim ayında Endonezya’nın Bali adasında yaşanan bombalama olayları sonucunda Endonezya ekonomisinin geleceği ile ilgili tahminlerde revizyona gidilmiştir. Bu bombalama olayı neticesinde özellikle turizm sektörünün kötü etkilenmesi ve azalan güven sonucunda iç ve dış yatırımlarda gerileme görülmesi beklenmektedir. Daha önce Endonezya’nın 2003 yılında %5 büyümesi beklenirken terörist saldırı sonrasında bu oran %3,4 olarak tahmin edilmektedir. 2004 yılında terörist saldırının etkilerinin azalması beklenmektedir.
Bir çok ülkede olduğu gibi Endonezya’da da hizmetler sektörü GSYİH içinde en büyük paya sahiptir (%37,1). Ülke ekonomisinin itici gücü gayri safi yurt içi hasıladaki % 26,1’lik payı ile imalat sanayisidir. Bunu sırasıyla tarım, ormancılık ve balıkçılık (% 16,4), madencilik (%13,6), inşaat (% 5,6) ve elektrik, gaz ve su işleri (% 4.9) izlemektedir (2001 verileri). Endonezya temel sektörlerin önemli rol oynadığı dengeli bir ekonomiye sahiptir. Tarım (hayvancılık, balıkçılık ve ormancılık dahil), hem istihdam hem de üretim açısından egemen sektör konumundadır Ulusal ekonomi içinde pek çok kamu teşebbüsü faaliyet göstermektedir. Endonezya’da devlet pek çok doğal kaynağın işletilmesinde tekel durumundadır.
Harcanabilir gelirin düşük seviyede olması ihracatı büyümenin temel etkenlerinden biri haline getirmiştir. 1970’lerin orta dönemlerinden önce Endonezya’nın ihracatı doğal kauçuk, hindistan cevizi yağı, kurutulmuş hindistan cevizi ve ham petrol gibi temel ticari mallardan oluşmaktaydı. 1983 yılında petrol fiyatlarında yaşanan düşüş sanayileşme için itici güç olmuş ve yarı işlenmiş ve imal edilmiş malların ihracatta egemen duruma gelmesini sağlamıştır. 1980 ortalarında turizmi geliştirmek üzere atılan kararlı adımlar da ihracat kazancına olumlu etkide bulunmuştur.
Tarım: Tarım, balıkçılık ve ormancılık sektörleri de dahil edildiğinde, ülkenin en önemli istihdam kaynağıdır. Ülke nüfusunun yüzde 53’üne iş olanağı sağlayan tarım sektörü, Endonezya’nın ulusal ekonomik büyümesinde de önemli bir rol oynamaktadır. Yetiştirilen belli başlı tarım ürünleri pirinç, mısır, tatlı patates, soya fasulyesi, yer fıstığı, doğal kauçuk, kahve, kakao, çay, şeker, tütün, biber ve baharatlardır. Endonezya dünyanın ikinci en büyük palm yağı üreticisi, dördüncü en büyük kahve üreticisi, önde gelen kauçuk ve hint kamışı kaynağı, , baharat ve belli başlı yağ üreticisi ve ihracatçısıdır.
Ülkede kullanılan temel besin kaynağı pirinçtir. Java, Bali va Madura gibi adalar başlıca pirinç üretim merkezleridir. Sanayileşme ve nüfusun yoğunluğu ekilebilir alanların kaybına yol açmıştır. Endonezya’da pirinç üretiminde 1985 yılından beri azalma olduğu görülmektedir. Ülke her sene piyasalardan yaklaşık 3,5 milyon ton (ihtiyacının % 10’u) pirinç ithal etmektedir ve bu da Endonezya’yı en önemli pirinç ithalatçısı haline getirmiştir.
Yağ palmiyesi sayısında son yıllarda hızlı bir artış yaşanmıştır ve Endonezya şu anda Malezya’nın ardından ikinci büyük üretici durumundadır. 1967 yılında 106,000 hektar olan ekili alan 1999 yılında 2,96 m hektara yükselmiştir. Bu sektörde yaklaşık 2 milyon kişi istihdam edilmektedir. Palmiye yağı üretim miktarında da 1967 yılındaki 167 699 tondan 2001 yılında 8,3 milyon tona yükselme meydana gelmiştir. Hükümet yağ palmiyesi alanındaki yatırımları desteklemektedir.
Dünyanın en büyük kauçuk üreticilerinden olan Endonezya, kahve üretiminde de 4. sırada yer almaktadır. 1968 yılında 736 000 ton olan doğal kauçuk üretim miktarı 2001 yılında 1,55 milyon tona yükselmiştir. Kahve alanında ise 1968 yılında 157 000 ton olan üretim miktarının 2000/01 döneminde 420 000 ton olduğu tahmin edilmektedir.
Balıkçılık: Balık Endonezya halkının beslenmesinde önemli bir yer tutmakla birlikte sektörün GSYİH’deki payı 2001 yılı itibarı ile %1,88 olarak gerçekleşmiştir. Ülkenin balıkçılık potansiyeli düşünüldüğünde bu oran oldukça düşük kalmaktadır. Balıkçılığın büyük bir kısmı geleneksel yöntemlerle gerçekleştirilmektedir. Endonezya’da ağırlıklı olarak ticari açıdan değerli olan karides ve orkinos gibi deniz ürünlerinin balıkçılığı yapılmaktadır. Bunlar daha sonra Asya Bölgesi’ndeki ülkelere ihraç edilmektedir. Endonezya hükümetinin tahminlerine göre yıllık balık tutma potansiyeli 6,2 milyon ton iken 1999 yılında bu tutar 3,95 milyon ton olarak gerçekleşmiştir.
Ormancılık: Endonezya Güneydoğu Asya’nın orman açısından en zengin devletidir, fakat kaçak ağaç kesimleri nedeniyle ormanlık arazileri hızla azalmaktadır ve şu anda ne kadar orman arazisi olduğu tam olarak bilinmemektedir. Ormancılık, petrol ve doğal gazdan sonra Endonezya’ya en çok döviz kazandıran sektördür. Endonezya dünyanın en fazla kontraplak ihracatı yapan ülkesidir. Ormanlık alanın tümü devletin elindedir fakat işletme hakkı özel şirketlere kiralanmaktadır.
İmalat Sanayi: İmalat sanayi, Endonezya’nın iktisadi büyümesinin arkasındaki itici güçtür. Tekstil, petro-kimyasallar, kimyasallar, çimento, gübreler, temel metaller, motosiklet, kağıt, ayakkabı, mobilya, çelik, cam eşya, ev eşyası, elektronik eşyalar, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG), kauçuk ürünler, işlenmiş gıda, vb. Endonezya’da üretilen belli başlı ürünlerdir.
Endonezya, Güneydoğu Asya’daki en gelişmiş uçak sanayine sahiptir. Küçük ve sabit kanatlı uçaklar, uçak için yedek parça, helikopter ve motorlar ülkenin en çok ihraç ettiği ürünlerdir. Uçak sanayine ek olarak Endonezya’nın, otomotiv yedek parçalar ve elektronik eşyalar üretme kapasitesi her geçen gün artmakta iken ve ülke, bölgenin en önemli motorlu araçlar ve motor yedek parçası üreticilerinden biri olma yolunda iken patlayan Asya krizi Endonezya’yı kötü etkilemiştir. Kriz sonrası IMF ile yapılan anlaşmalar neticesinde uçak sanayi etkin bir halde değildir.
Yapılan yatırımlar sonucunda imalat sanayinin GSMH’deki payı artmıştır. GSMH’deki payı 1965’te %8,3 iken 2001 yılında bu oran %28,3’e ulaşmıştır. 1980’lerde petrol ihracatının düşmesi sonucu hükümet alternatif ihraç ürünlerini geliştirmek üzere çeşitli politikalar uygulamıştır. Bunun sonucu olarak 1983-1999 yılları arasında imalat sanayi ürünleri ihracatı 3,2 milyar $’dan 23,2 milyar $’a ulaşmış ve toplam ihracat içindeki payı da %15,2’ den %77,7’ye yükselmiştir.
Endonezya sanayi geliştikçe otomobil, sanayi makinaları, ofis malzemeleri üretiminde, gıda ve meşrubat paketlemesinde kullanılan çelik ve metal ürünlere ve dolayısıyla ağır sanayiye olan iç talep hızla artmıştır.
İmalat sanayi ekonomide giderek daha önemli bir rol oynamaktadır. Belli başlı sanayi sektörleri arasında demir-çelik, alüminyum, petrol rafinerileri, petrokimyasallar, çimento, kağıt, tekstil, motorlu araçlar ve yüksek teknoloji sanayileri yer almaktadır. Tekstil ve hazır giyim sanayi de hızla gelişmekte olup ihracatta önemli bir paya sahiptir. Tekstil ürünlerinin üçte biri ihraç edilmektedir. 2002 yılında 7,5 milyar dolar tekstil ürünü ihraç edilmesi beklenmektedir.Tekstil sektörü petrolden sonra ülkeye en çok döviz kazandıran ikinci kalemdir.
Kağıt ve selüloz sanayi 1980’lerin ortalarından itibaren özel sektörün de devreye girmesi ile gelişmiştir. Geçen 10 yıl içinde bir çok özel Endonezya şirketi bu sektörde faaliyet göstermeye başlamıştır. 1999 sonu itibariyle ülkede 17 selüloz, 88 kağıt fabrikası bulunmaktadır. Sektörün yıllık üretim kapasitesi ise 4,9 milyon ton selüloz ve 10,7 milyon ton kağıttan oluşmaktadır.
1980’lerin ortalarına kadar sadece gübre üretmekte olan petrokimya sanayi, bugün benzen, methanol, formik asit, parakisilen, polietilen, polipropilen, polisitiren ve saf teref italik asit gibi çeşitli petrokimyasalları üretebilmektedir. Tekstil ve hazır giyim sektörü de dahil olmak üzere Endonezya’nın iktisadi kalkınmasında en önemli rolü, ülkedeki ucuz iş gücünden yararlanmak isteyen Asya’nın yeni sanayileşen ülkelerinin yatırımlarını Endonezya’nın sanayileşmiş bölgelerine kaydırmaları oynamaktadır. Bu üreticiler yatırımlarını Endonezya’ya nakletmekle aynı zamanda kota sınırlamalarından da kurtulmuş olmaktadırlar. Fakat son yıllarda daha ucuz işgücünün olduğu Vietnam ve Kamboçya gibi ülkeler daha avantajlı duruma gelmişlerdir ve Endonezya’nın tekstil ve hazır giyim ihracatı azalmaya başlamıştır.
Madencilik: Endonezya’da son zamanlarda yapılan araştırmalar ülkenin maden rezervlerinin tahmin edilenden çok daha zengin olduğunu göstermiştir. Halen bilinen ve işlenen madenler de oldukça zengindir. Endonezya dünyadaki en büyük kalay üreticilerinden birisidir. Bundan başka boksit, bakır, nikel, altın ve gümüş çıkarılan diğer önemli madenlerdir. Daha az miktarlarda manganez, fosfat ve sülfür de çıkarılmaktadır. Ancak bu madenlerden pek çoğu birbirinden uzak bölgelerde bulunduğu için çıkarılmaları hayli maliyetli olmaktadır. Hükumetin gelecekte petrole alternatif enerji kaynağı olarak düşündüğü kömür madeninin çıkarılmasında da artış vardır. Endonezya Nüfus Özellikleri:
200 milyonun üzerindeki nüfusuyla Çin, Hindistan ve ABD’nin ardından Endonezya dünyanın en kalabalık 4. ülkesidir. 1960’ların sonlarından itibaren uygulamaya konulan aile planlaması programı sonucunda nüfus artış oranında azalma olmuştur. Bu oran 1960 ve 1970’lerde %2,3, 80’li yıllarda %1,97 civarındayken 90’lı yıllarda ortalama %1,49’a düşmüştür. Yüzölçümünün sadece % 7’sini oluşturan Java, Bali ve Madura adalarında halkın % 60,4’ü yaşamaktadır. Ülke dil, din, kültürel ve sosyal açıdan çok çeşitlilik arzetmektedir. Yaklaşık olarak 250 farklı dil ve lehçenin konuşulduğu Endonezya’da dört ana dil yaygın olarak kullanılmaktadır. Kentlerde önemli bir etnik Çinli nüfus mevcuttur. Altyapı
Ulaşım ve iletişim sektöründe yabancı yatırımcılara karşı uygulanan kısıtlamaların 1994 yılında kaldırılmasıyla birlikte bu alanda pek çok proje uygulamaya konulmuştur. Söz konusu projeler özellikle iletişim sisteminin genişletilmesi ile otoyol ve havaalanları inşaasında yoğunlaşmaktadır. İletişim sektöründe 1994’ten beri mobil telekomünikasyon sistemi daha yaygın hale getirilip modernleştirilmiştir. 1997 Asya krizi sonrasında altyapı yatırımları büyük darbe yemiştir ve yetersiz altyapı da Endonezya’nın muhtemel ekonomik büyümesinin önündeki büyük bir engeldir.
Karayolları: Endonezya’nın karayolları ağı gelişmişlik düzeyi açısından bölgelerarası farklılık gösteren bir yapıya sahiptir. Sumatra, Bali ve Madura illerindeki yolların oldukça iyi durumda olmasına rağmen Sulawesi, Kalimantan ve Iriyan Jaya’dakiler yetersizdir. Bununla birlikte yeni yollar yapılmakta ve varolanlar onarılmaktadır. Karayolu yapımı ile ilgili olarak planlanan yatırımlar ekonomik krizden olumsuz etkilenmiştir. 1999 yılında toplam uzunluğu 355 951km olan yolların 168 072km lik kısmı asfalt yoldur.
Demiryolları: Endonezya’da karayolları ile kıyaslandığında demiryolları yetersizdir. Toplam 5.000 km Java adasında, 1.300km de Sumatra adasında demiryolu sistemi bulunmaktadır ve hem yük hem de yolcu taşımacılığında kullanılmaktadır. Demiryolları devlet tekelindedir.
Havayolları: Gelişmiş bir havayolu sistemine sahip olan Endonezya’da 179 ticari havaalanı bulunmaktadır. Bunlardan 61 tanesi büyük olarak nitelendirilmektedir ve 7 tanesine büyük jetler de inebilmektedir. Endonezya’daki havayolları 1990’larda hızla büyümüştür fakat yaşanan ekonomik krizden olumsuz etkilenmişlerdir.
Limanlar: Endonezya bir adalar ülkesi olmasına rağmen küçük bir okyanus filosu vardır ve büyük gemileri çekebilecek limanları sınırlıdır. Yüklerin bir çoğu Singapur’da boşaltılıp küçük gemilerle Endonezya’ya taşınmaktadır. En büyük genel kargo limanı Cakarta’da bulunan Tanjung Priok (2000 yılında ihracatın %31,2’si ve ithalatın %47,3’ü buradan yapılmıştır) olup, ülkenin diğer üç büyük yükleme limanları Kuzey Sumatra’da bulunan Medan’daki Belawan, Doğu Java’da bulunan Surabaya’daki Tanjung Perak Limanı; Güney Sulawesi’deki Ujung Padang Limanıdır.
Enerji: Endonezya enerji kaynakları açısından geniş bir çeşitliliğe sahiptir. Ülkede giderek azalmasına rağmen büyük petrol rezervleri ile birlikte önemli doğal gaz ve kömür yatakları mevcuttur. Ayrıca Endonezya, güneş enerjisi, gelgit enerjisi ve rüzgardan elde edilen enerjiye ek olarak hidro-elektrik santralları gibi gelişme potansiyeli olan daha geleneksel enerji kaynaklarına da sahiptir.
OPEC üyesi olan Endonezya Eylül 1986’dan beri üretimini bu kuruluşun limitlerine göre gerçekleştirmektedir. 2000 yılında Endonezya dünya üretiminin %1,9’u olan yaklaşık 1,41 milyonvaril/gün ham petrol üretmiştir. Yatırım eksiklikleri nedeniyle Endonezya’nın ham petrol üretimi azalmış ve 2001 yılının başlarında 1,25 m b/d olan OPEC kotasını dolduramamıştır. Bu durum Endonezya’nın gönüllü olarak 5 yıl içinde OPEC üyeliğinden ayrılacağı olasılığını güçlendirmiştir. Endonezya’nın 2002 yılında günde 1,23 milyon varil ham petrol üretmesi öngörülmektedir.
Endonezya’nın üye olduğu ve dış ticaretiyle iktisadi politikalarını etkileyen örgütlerden bazıları şunlardır: APEC, AsDB, ASEAN, CCC, CP, ESCAP, FAO, G-15, G-77, IAEA, IBRD, ICAO, ICC, ICFTU, ICRM, IDA, IDB, IFAD, IFC, IFCRS, IHO, ILO, IMF, Inmarsat, Intelsat, Interpol, IOC, IOM(gözlemci), ISO, ITU, NAM, OIC, OPCW, OPEC, UN, UNCTAD, UNESCO, UNIDO, UNIKOM, UNMIBH, UNMOP, UNMOT, UNOMIG, UNPREDEP, UPU, WCL, WFTU, WHO, WIPO, WMO, WTO.

Not:
Endonezya hakkında bilgi, endonezya vizesi, endonezya uçak bileti, endonezya otel rezervasyonu, jakarta otel rezervasyonu, jakarta uçuşları, jakarta fuarları, bali balayı, bali hilton, bali turları, bali uçak bileti için bize 253 0  ATN'den ulaşabilirsiniz!
 
İletişim | Hakkımızda | Gizlilik Politikası | Sipariş & İptal Şartları © 2010-2011 ATN Travel & Event Management. Tüm hakları saklıdır.